Sınav stresi hayatını yok etti

İZMİR'de tek hayali tıp eğitimi görmek olan Hacer Çalışlar, üç yıl önce lise son sınıftayken bir yandan üniversiteye hazırlık, diğer yandan sınavların stresiyle okulunda fenalaştı, kalbi durdu. Konuşamayan, yatağa bağımlı kalan talihsiz Hacer, şimdi, aile

Sınav stresi hayatını yok etti

İZMİR'de tek hayali tıp eğitimi görmek olan Hacer Çalışlar, üç yıl önce lise son sınıftayken bir yandan üniversiteye hazırlık, diğer yandan sınavların stresiyle okulunda fenalaştı, kalbi durdu. Konuşamayan, yatağa bağımlı kalan talihsiz Hacer, şimdi, aile

19 Mart 2011 Cumartesi 22:22
46 Okunma
Sınav stresi hayatını yok etti

İZMİR'de tek hayali tıp eğitimi görmek olan Hacer Çalışlar, üç yıl önce lise son sınıftayken bir yandan üniversiteye hazırlık, diğer yandan sınavların stresiyle okulunda fenalaştı, kalbi durdu. Konuşamayan, yatağa bağımlı kalan talihsiz Hacer, şimdi, ailesinin ekonomik güçlüklerden dolayı yaptıramadığı tedavisi için doktor bekliyor.
Buca Ömer Seyfettin Lisesi 3’üncü sınıf öğrencisi olan 18 yaşındaki Hacer Çalışlar, üç yıl önce doktorluk hayaliyle üniversite sınavlarına hazırlanmaya başladı. Ancak sınav hazırlıkları sırasında yaşadığı aşırı strese bir de okulundaki derslerin sınavları eklenince daha fazla dayanamayan Hacer Çalışlar, okul koridorunda fenalaştı. Çağrılan sağlık ekibindeki doktorların müdahalesi sırasında kalbinin durduğu belirlenen Hacer, kaldırıldığı Buca Devlet Hastanesi’nde doktorların büyük çabasıyla yaklaşık 35 dakika sonra mucize eseri tekrar hayata döndürüldü.


YATAĞA BAĞIMLI KALDI


Hastane koşullarının uygun olmaması nedeniyle Hacer Çalışlar, ilk olarak Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ardından da Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi.


Yoğun bakımda üç ay kaldıktan sonra nöroloji servisinde de 4 ay tedavi görerek hayatta kalmayı başaran Hacer için yaşam eskisi gibi olmadı. Neşesiyle herkesin sevgilisi olan Hacer, boğazı delindiği için bir daha hiç konuşamadı, yürüyemedi ve burnundan beslenmeye başladı. Günde onlarca hap içen Hacer’in annesi Nuran Çalışlar ve babası Ziya Çalışlar için de hem ekonomik hem de manevi yönden zor bir süreç başladı.


SGK’nın ödediği tıbbi malzemelerin ihtiyacı tam olarak karşılamadığı için aile kalanını kendi imkanlarıyla almaya başladı. Ailenin geliri ve yakınlarından gelen yardımların da son bulmasıyla işçi olan Ziya Çalışlar, bankalardan kredi çekerek kızının masraflarını karşılamaya başladı.


KREDİ BORCU BATAĞINA GİRDİ


Bankadan alınan kredilerin de bitip yenilerinin çekilememesiyle aile bir kez daha zor durumda kaldı. Hastanelerde verilmediği belirtilen, SGK’nın da karşılamadığı, özel olarak yaptırılan fizik tedavinin masrafları kaşılanamayınca, yarıda kesilmek zorunda kaldı.
Aile şimdi yastıkların içerisine doldurdukları kumları, Hacer’in bacaklarının üzerine koyarak kendi imkanlarıyla yaptıkları fizik tedavi ile bacaklarının kapanmasını önlemeye çalışıyor.


DOKTOR OLACAKKEN DOKTOR BEKLER OLDU


Kızının başından biran olsun ayrılmayan ve bakışlarıyla anlaşan anne Nuran Çalışlar, moral vermeye çalıştığı Hacer’in başucunda gözyaşı dökerek yaşadığı zorlukları anlattı. Kızının rahatsızlığının ardından hayatlarının da altüst olduğunu söyleyen Nuran Çalışlar, şunları söyledi:


"Şimdi sürekli başında olmak için eşim, annem ve ben vardiyalı olarak 24 saat yanından ayrılmıyoruz. Çünkü, yaşamasını sağlayan aletleri çıkartabiliyor. Maddi imkansızlıktan fizik tedavi aldıramıyoruz. Kızım ilk hastaneden çıktığında adeta bir top halindeydi, şimdi çabalarımızla ve fizik tedaviyle ilerleme kaydettik. Fizik tedavi yaptıramayınca eski haline gelemesinden korkuyorum. Tek dileğim kızımın ayağa kalkabilmesi ve en azından ihtiyaçlarını giderebilmesi. Güzeller güzeli kızımın bu hali bir anne olarak bana büyük üzüntü yaşatıyor. Kızım doktor olmanın hayalini kurarken, şimdi doktor yolu bekler, doktor hayali kurar oldu" dedi.


Milliyet

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.