Otomotivde rekor yılı!

Son olarak 2005 yılında 729 bin adet binek ve ticari araç satışı gerçekleştiren otomotiv sektörünün bu yıl rekor kırarak 2010'u 735 bin satış rakamı ile kapatmasının beklendiği bildirildi.Toyota Pazarlama ve Satış AŞ Üst Düzey Yöneticisi (CEO) Ali Haydar

Otomotivde rekor yılı!

Son olarak 2005 yılında 729 bin adet binek ve ticari araç satışı gerçekleştiren otomotiv sektörünün bu yıl rekor kırarak 2010'u 735 bin satış rakamı ile kapatmasının beklendiği bildirildi.Toyota Pazarlama ve Satış AŞ Üst Düzey Yöneticisi (CEO) Ali Haydar

06 Aralık 2010 Pazartesi 00:30
35 Okunma
Otomotivde rekor yılı!

Son olarak 2005 yılında 729 bin adet binek ve ticari araç satışı gerçekleştiren otomotiv sektörünün bu yıl rekor kırarak 2010'u 735 bin satış rakamı ile kapatmasının beklendiği bildirildi.

Toyota Pazarlama ve Satış AŞ Üst Düzey Yöneticisi (CEO) Ali Haydar Bozkurt, bir etkinliğe katılmak üzere geldiği Adana'da AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2008'in son çeyreğindeki küresel kriz nedeniyle tüm sektörlerin olumsuz yönde etkilendiğini söyledi.

Bu nedenle 2009'a sektör olarak satış hedefleri koymadan başladıklarını ve hükümetin ÖTV desteği ile ellerindeki stokları tükettiklerini hatırlatan Bozkurt, ''Bu bizim üzerimizden ciddi bir yük almıştı. 2010'a girerken, hükümet yetkilileri çok net bir şekilde (Ne olursa olsun bu yıl hiçbir vergi teşviki beklemeyin, planlarınızı buna göre yapın) dedi. Bundan dolayı sektör olarak düşük satış hedefleri belirledik'' dedi.

''Teşvikte olmayacaktı, ekonomik kriz devam etmekteydi ve umut vaat eden bir görüntü yoktu'' diyen Bozkurt, şöyle konuştu:

''Herkes 2011'den sonra ekonomik krizin yaralarının sarılacağını tahmin ediyordu. Fakat beklenmedik şekilde piyasalar iyi gitmeye başladı. Bunun çok temel sebeplerinden bir tanesi faizlerin düşük seyretmesiydi. Sektörümüzde faizler bizim can damarımız. Çünkü satışlarımızın yaklaşık yüzde 70'i kredi kullanılarak yapılmakta. Bu çok önemli bir etkendi. Türkiye'de özellikle global krizden finans sistemimizin olumsuz etkilenmemesi daha önceki 2001 krizinde alınan regülasyon önlemleriyle gerçekten hiçbir bankamızı kaybetmedik. Finans sisteminin ayakta kalmasının yanı sıra faizlerin düşmesiyle 2009'da ertelenen filo satışlarının 2010'da hayat geçmesiyle hızlı toparlandık. 2010 yılı hiç kimsenin beklemediği bir şekilde iyi başladı ve aralık ayının başlarına geldiğimiz bu günlere kadar oldukça iyi seyretti. Tahmin ediyoruz ki bir rekor yılı olarak kapatacak olarak görünüyor yılı. Türk otomotiv sektörü 2005 yılında en yüksek satışı yapmıştı. O yıl binek ve ticari araçlarda 729 bin satış vardı. Bu yıl bu rakamın üzerinde kapatmasını bekliyoruz ve satışlar 735 binlere çıkacak diye tahmin ediyoruz.''

-''PLAZMA FİYATINA OTOMOBİL''-
Faizlerin düşük seyretmesi ile otomobil fiyatlarının gerçekten tarihte olmadığı kadar kolay ulaşılabilir seviyelerde olduğunu anlatan Bozkurt, ''10-15 yıl önce belirli bir miktar birikimi olan kişiler (ev mi alsam otomobil mi) diye düşünür karar verirdi. Bugün böyle bir şey yok. Neredeyse bir plazma televizyon fiyatına çok rahatlıkla otomobil alınır hale geldi'' dedi.

Geçmiş tarihlerde insanların genel olarak sıfır kilometre bir araç aldıktan 8 yıl sonra ancak aracını değiştirmeye kalktığını gözlemlediklerini bildiren Bozkurt, şöyle devam etti:

''Şimdi ise neredeyse garanti süresi bitmeden yani 3 yıl içinde değişim yapılıyor. Bu alışkanlık oturmaya başladı. 3 yaşındaki otomobili değiştiriyoruz. Bu yıl güzel geçti. Seneye beklentimiz bu yılın altında olmayacak bir pazar seyri olur bu seviyede seyreder diye düşünüyoruz.''

Bozkurt, seçimlerin artık Türkiye'de piyasayı etkileyecek boyutta olmadığını ifade ederek, ''10 yıl önce gündemdeki en ufak bir olumsuzluk borsayı allak bullak ederdi, piyasadaki faizler kurlar değişirdi. Bugün son 7 yıla baktığımız zaman neler oluyor ama ne kurlar, faizler değişiyor ne de borsa allak bullak oluyor. Çünkü artık iş dünyası ve sokaktaki vatandaş olarak daha bilinçli hareket ediyoruz. Önümüzdeki yıl yapılacak seçimlerin de piyasaya olumsuz değil, aksine olumlu katkı sağlayacağını düşünüyorum'' şeklinde konuştu.

-TOYOTA'NIN HEDEFİ-
Bozkurt, Toyota şirketinin yönetimini bir yıl önce devraldıklarını ve yıla başlarken 26 bin 500 satış hedefi koymalarına karşın, her fırsatta, ''Biz daha fazlasını satabiliriz, bize daha fazla otomobil verin'' dediklerini vurguladı.

Bu ısrarları sonucu bugün satış rakamlarını 38 bin adet olarak revize ettiklerini anlatan Bozkurt, şunları söyledi:

''Geldiğimiz noktada 2 Aralık itibariyle yaklaşık 32 bin adetlere yaklaştık, aralık ayındaki hedefimiz de 7 bin 300 adet. Buda stoklarımızla ilgili bu kadar stokumuz olduğu için. Daha fazla olsa yine satabiliriz diye düşünüyorum. Bu yıl 38 binin biraz da üzerine çıkarak yılı kapatacağız. Geçtiğimiz yıla baktığımızda yüzde 54-55 oranında bir önceki yıla göre satışlarımızı arttırmış oluyoruz. Yılbaşındaki hedefin yüzde 40 üstüne çıktık. Araç alabileceğimizin garantisini aldıkça hedefimizi yükselttik.

Gelecek yıl için ise kendimize 50 bin adetlik bir hedef belirledik. Bu 50 bin adet baktığınızda oldukça iddialı bir rakam. Toyota'nın 20 yıllık tarihi boyunca gerçekleştirdiği en büyük yıllık satış rakamını bu yıl geçtik. Toyota'nın en yüksek satış rakamı 2007'deki 31 bin 658 adetlik araç satışıydı. Bu yıl aralık ayına girer girmez ilk günden bu satışı geçmiş olduk. 38-39 binlere taşıyacağız bu ayın sonunda. Oldukça büyük bir sıçrama yapacağımızı düşünüyoruz.''

Aralık ayının en çok otomobil satılan ay olduğunu ifade eden Bozkurt, ''Bunun özel bir sebebi yok. Geçmişten kalan bir alışkanlık olarak böyle seyrediyor. Bu ay içinde gerçekten birçok marka elinde yeterli stokunun olmadığı sorununu yaşayacak. Bu ayın ortasından itibaren tüm markalarda bu modelin rengi yok, marka yok gibi sıkıntılar başlar diye tahmin ediyorum. Güzel kampanyalar ve finans imkanları var. Özellikle mevcut düşük faiz şansını müşteriler kaçırmak istemeyeceklerdir'' dedi.

AA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.