KPSS ile ilgili olası değişikliğe Akademisyen Açıklaması

Son günlerde gündemden düşmeyen KPSS kopya iddialarının ardından bilindiği gibi Eğitim Bilimleri sınavı iptal edildi ve KPSS ile ilgili yeni yapılanmalar sürekli gündeme geldi ve gelmeye de devam etmektedir. Bununla ilgili olarak Yrd. Doç. Dr. Ömer Cem KA

KPSS ile ilgili olası değişikliğe Akademisyen Açıklaması

Son günlerde gündemden düşmeyen KPSS kopya iddialarının ardından bilindiği gibi Eğitim Bilimleri sınavı iptal edildi ve KPSS ile ilgili yeni yapılanmalar sürekli gündeme geldi ve gelmeye de devam etmektedir. Bununla ilgili olarak Yrd. Doç. Dr. Ömer Cem KA

22 Eylül 2010 Çarşamba 13:45
9 Okunma
KPSS ile ilgili olası değişikliğe Akademisyen Açıklaması
Son günlerde gündemden düşmeyen KPSS kopya iddialarının ardından bilindiği gibi Eğitim Bilimleri sınavı iptal edildi ve KPSS ile ilgili yeni yapılanmalar sürekli gündeme geldi ve gelmeye de devam etmektedir. Bununla ilgili olarak Yrd. Doç. Dr. Ömer Cem KARACAOĞLU kpsscafe.com a bir açıklama yapmıştır.İşte KPSS ile ilgili olası değişikliğe Akademisyen Açıklaması: Merhabalar, Öğretmen yetiştiren bir fakültenin öğretim üyesi olarak son günlerde gündemde olan KPSS ile ilgili akademik ve sosyal kaygılarımı dile getirmek isterim. Milli Eğitim Bakanı Sayın Çubukçu'nun "KPSS'nin Yerine Kendi Sınavımızı Getireceğiz" ifadeleri ile birlikte sınavın her branşa yönelik olarak bakanlık tarafından yapılması "yağmurdan kaçarken doluya tutulma" sözünün vuku bulacağı anlamına gelebileceği ile ilgili ciddi düzeyde kaygılıyım.Çünkü ÖSYM gibi birçok güvenlik önleminin alındığı bir kurumda yaşananlar ortadayken bakanlık tarafından böyle bir sınavın yapılması daha da büyük şaibelere yol açacaktır. ÖSYM'nin yaptığı 2010 KPSS ile ilgili benzer bir skandalın bakanlığın yaptığı bir sınavda olduğu düşünüldüğünde, hem bakanlığın, hem bakanın, hem hükümetin, hem de başbakanın nasıl yıpranacağı düşünülmelidir. Varsayalım referandum öncesinde yapılan sınav ÖSYM tarafından değil de MEB tarafından yapılmış olsaydı, bu durumda referandumda bu kadar net bir evet sonucunun çıkması bile tehlikeye girmez miydi? Ek olarak MEB böyle bir girişimi Sayın Hüseyin Çelik zamanında yapmış, Danıştay aynı gerekçe ile uygulamayı iptal etmiştir. Bu gerekçelerle Sayın Bakanımız Nimet Çubukçu'nun bu konudaki ısrarı ve sınavı bakanlığın yapması ile ilgili sürekli bir girişim içinde olması öğretmenlik gibi kutsal bir meslek için akla farklı şüpheleri de getirecektir. "Acaba kadrolaşmak için mi sınavı siyasallaştırıyor?", "Kendi yandaşlarını istediği gibi öğretmen yapmak için mi sınavı bakanlık yapsın?" diyor gibi söylemlere zaten alışığız. Bunu siyasi bir argüman olarak kullanmak isteyen kişiler çıkacak ve bu tür soruların sayısını artırarak insanların aklında şüphe uyandırmak için çaba harcayacaklardır. Ayrıca Sayın Çubukçu'nun KPSS öğretmen adaylarının üniversitede aldığı eğitime yönelik değil ifadesi de eksik değil midir? Her branş kendi içinde sıralanıyor. Bir matematik öğretmeni adayı beden eğitimi öğretmeni adayı ile yarışmıyor. Her branş kendi içinde yarışıyor ve sıralanıyor. Bunlara karşın öğretmen adayları lisans eğitiminde hangi konularda eğitim alıyor? Eğitim fakültelerindeki dersler, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nda yer alan (43. madde) üç niteliği kazandırmak üzere programa konulmuştur. Bu alanlar: 1. Öğretmenlik meslek bilgisi 2. Özel alan bilgisi 3. Genel kültürdür. Şu anki KPSS uygulamasında genel kültür (Türkçe, tarih, coğrafya vb.) ve öğretmenlik meslek bilgisi alanlarından adaylar iki ayrı test çözüyorlar. Birisi sabah diğeri öğleden sonra oturumunda yapılıyor. Mili Eğitim Bakanımız ise sadece özel alan bilgisi ile ilgili sınavı yapmak istiyor. Yani öğretmenlik meslek bilgisi diğer bir söyleyişle eğitim bilimleri testi ve genel kültür genel yetenek testini kaldırıp sadece öğretmeni kendi alanı ile ilgili test etmek istiyor ki bu eski uygulamadan daha kötü bir uygulama olacaktır. Sonuç olarak en güzel uygulama, Sayın Hüseyin Çelik zamanında yapılmak istenen ve öğretmende olması gereken üç alanın da test edilmesi olacaktır. Öğretmen adayları hem genel kültür, hem eğitim bilimleri (pedagojik formasyon), hem de özel alan bilgisinden ayrı ayrı sınava alınmalıdır. Bu üç sacayağının üçü de ihmal edilmemelidir. Öğretmen adayı bu kadar fazla olmasa da ihtiyaçtan daha az öğretmen yetişmiş olsa de öğretmen olacak kişiler bu üç alan ile ilgili test edilerek göreve alınmalıdır. Unutulmamalıdır ki emanet edilmesi en zor olan çocuklarımızı emanet ettiğimiz öğretmenlerin liyakati bir şekilde; ama doğru bir şekilde belirlenmelidir. Yrd. Doç. Dr. Ömer Cem KARACAOĞLU ADÜ EĞİTİM FAKÜLTESİ AYTEPE/AYDIN KpssCafe.com
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.