Japon tarım ürünlerine belge şartı geldi

Devlet Bakanı Çağlayan, Japonya’dan 11 Mart 2011’den itibaren ithal edilen tüm gıda ürünleri için radyasyon içermediğine dair Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun izin alınması mecburiyeti getirdiklerini açıkladı.Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağ

Japon tarım ürünlerine belge şartı geldi

Devlet Bakanı Çağlayan, Japonya’dan 11 Mart 2011’den itibaren ithal edilen tüm gıda ürünleri için radyasyon içermediğine dair Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun izin alınması mecburiyeti getirdiklerini açıkladı.Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağ

19 Mart 2011 Cumartesi 21:40
42 Okunma
Japon tarım ürünlerine belge şartı geldi

Devlet Bakanı Çağlayan, Japonya’dan 11 Mart 2011’den itibaren ithal edilen tüm gıda ürünleri için radyasyon içermediğine dair Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun izin alınması mecburiyeti getirdiklerini açıkladı.
Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, son günlerde Japonya’da yaşanan olaylardan sonra "kriz kolik" olduklarını belirterek, bu durumdan Türkiye’nin olumsuz etkilenmemesi için çalışmalar yaptıklarını belirtti. Çağlayan, Japonya’dan 11 Mart’tan itibaren ithal edilen gelecek tüm tarım ürünlerinin radyasyon içermediğine dair Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’ndan (TAEK) izin alınması gerektiğine yönelik bir düzenleme yaptıklarını açıkladı. Bakan Çağlayan ayrıca Japonya’dan gelecek tüm sanayi ürünlerinde radyasyon seviyesini ölçüm olanağı bulunan ihtisas gümrüklerine yönlendirileceğini söyledi.

Bakan Çağlayan Türkiye Müteahhitler Birliği’nin 2010 yılı Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetleri Rakamlarına ilişkin düzenlediği basın toplantısına katıldı. Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Çağlayan Japonya hakkında yöneltilen sorular üzerine, “Japonya bizim ticaretimizin ihracat bazında çok düşük ithalat bazında yüksek olduğu ülkelerden biri. Japonya ile 2010 yılında 273 milyon dolarlık bir ihracatımız var. Buna karşılık 3 milyar 297 milyon dolarlık bizim ithalatımız var. Japonya 2010 yılında Türkiye’nin ithalatında 14’üncü sırada. İhracatında ise 60’ıncı sırada yer alıyor” bilgilerini verdi.

-KRİZ KOLİK OLDUK-

Çağlayan, “Bir taraftan Japonya’ya yapmış olduğumuz ticaretimize konu ürün ve sektörleri tek tek inceleyip olası etkilerini değerlendirdik. Çünkü biliyorsunuz arka arkaya bu krizleri yaşamaya başladık ve artık gerçekten kriz kolik olduk. Mısır, Tunus ve Libya ile başlayan arkasından Japonya’da temenni etmediğimiz bu krizler ortaya çıkınca biz her yönüyle meselelerimizi ve olası etkilerini çalıştık” şeklinde konuştu.

-OTOMOBİL FİRMALARI SIKINTI YAŞAYABİLİR-

Çağlayan, yaşanan olaylar sonrasında otomotiv sektöründe bir sıkıntı olabileceğini belirterek, “Türkiye’deki Japon otomobil firmalarının aksam ve parça temininde ve firmalara bakım esnasında destek sağlayan ürünlerde yedek parça tedarikinde bir sıkıntı yaşanabilir. Sadece gözüken budur. Bizim kendi yan sanayimize olumsuz bir etkisinin olması beklenmemektedir. Belki yan sanayi bunu kendi gücüyle yapabilecektir” dedi.

-ELEKTRONİK KONUSUNDA SIKINTI YAŞANMAYACAK-

Özellikle elektrik elektronik sektörü açısından yapmış oldukları incelemede öne çıkan ürünlerin; video kayıt cihazları, kameralar, sinema ve fotoğraf laboratuarlarında kullanılan makineler ve aksamları, kamera gibi bu ürünler olduğunu belirten Bakan Çağlayan, “Bu ürünler genelde nihai ürün olduğu için bize şu anda temini konusunda bir sıkıntı yaratmayacak. Makine sektörü açısından baktığımız zaman Japonya ithalatımızda öne çıkan ürün grupları deniz taşıtları, motorlar, dikiş trikotaj makineleri, sanayi ve inşaat işlerinde kullanılan makineler bunlar çok stratejik öneme sahip değil, başka ülkelerden tedarik edilmesi mümkündür. Bunlar çok fazla etkilemeyecektir” ifadelerini kullandı.

-TÜM ÜRÜNLER İÇİN İZİN ALINACAK-

Japonya’nın bir radyasyon tehlikesiyle karşı karşıya kalmasıyla birlikte ilgili kurumların bir araya geldiğini ve çalışmaların yapıldığını belirten Çağlayan, “Olay hem tarım ürünleri hem de sanayi ürünleri çerçevesinde incelendi. Geçmişte bir Çernobil tecrübesine sahibiz bunu pas geçemeyiz yok sayamayız. İlk olumsuz etkiler sanayi ürünlerinde gözüküyor. Tarım ürünlerinde ise radyoaktif sızıntı açısından söylüyorum; tarım ürünlerinin kirlenmesi yağmurla sızıntının toprağa inmesi ve bunun akabinde toprakta yetişen ürünlere nüfus etmesine takiben zaman içerisinde ortaya çıkabilecektir. Bu konuda çok acil bir düzenleme yaptık düzenlemeyi başbakanlığa sevk ettik. Benim imzamla gitti. Japonya’dan gelecek tüm tarım ürünlerinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında yürütülen insan hayvan ve bitki sağlığına yönelik kontrollerin dışında Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun radyasyon güvenliğine yönelik ilave kontrollerin yerine getirilmesine yönelik yeni bir düzenleme hazırladık. Bu çerçevede Japonya’dan 11 Mart 2011’den itibaren ithal edilen tüm gıda ürünleri için radyasyon içermediğine dair Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun izin alınması mecburiyeti getirdik” şeklinde konuştu.

Tsunami ve deprem nedeniyle limanlardan yükleme yapıladığını belirten Çağlayan, “Japonya’da yüklenen bir ürünün Türkiye’ye gelmesi 34 günü alıyor. 11 Mart’ta yüklenen bir geminin Türkiye’ye gelmesi 15 Nisan’ı bulacaktır. Bu tarihe kadarda her türlü tedbirimizi almış olacağız” dedi.

Çağlayan, sanayi ürünlerinde ise hali hazırda aktif ve metal hurdaların Türkiye’ye ithalinin radyasyon seviyesini ölçüm imkanı bulunan ihtisas gümrüklerinde yapılacağını belirtti.

-AŞIRI TAHLİYE TALEBİ BİLGİSİ BANA ULAŞMADI-

Bir gazetecinin Japonya’da yaşanan depremden sonra Türkiye’ye dönmek isteyenlerin uçak biletlerinin çok yüksek olması nedeniyle sıkıntı yaşadığını dile getirmesi üzerine Bakan Çağlayan, “Japonya’da yaşayan Türk sayısı çok değil, aşırı bir tahliye talebi bilgisi bana ulaşmadı” dedi. Bakan Çağlayan bu sırada cep telefonundan THY Genel Müdürü Temel Kotil’i arayarak konuyla ilgili bilgi aldı. Bakan Çağlayan, yapılan ek seferlerin dolmadığını, bu nedenle ek seferlerin iptal edildiğini aktardı.

-BEKLENTİM İSTİKRARI GÖREV EDİNDİRECEK OLAN BİR MERKEZ BANKASI YÖNETİMİ-

Bir gazetecinin yeni Merkez Bankası başkanı hakkındaki sorusu üzerine Bakan Çağlayan şöyle konuştu:

“Merkez Bankası yönetimini ben de bekliyorum. Benim beklentim sadece fiyat istikrarı kelimesinin eskidiğini bilen, onun yerine yeni bir kelime olarak ortaya çıkan finansal istikrarı kendisine görev edindirecek olan bir Merkez Bankası Başkanı ve yönetimidir. Ne demek istediğim burada anlaşılmıştır. Merkez Bankası başkanımız da fiyat istikrarını yıllarca söyledi, biz de kendisine finansal istikrarında sadece enflasyon değil, cari açık ödemeler dengesi de son derece önemlidir. Türkiye’nin döviz dengesidir. Ticarette son derece önemlidir dedik. Son 3-4 aydır Merkez Bankası Başkanı ve üyeleri de artık bizim gibi bizim yıllarca söylediğimiz finansal istikrar demeye başladılar. Ümit ediyorum ki Merkez Bankası’nın geleceğine geçmiştir bu. Ama kim ne olur nasıl olur bilinmez tabi ki. Ümit ediyorum ki geçmişteki sıkıntıları tekrar yaşamayacağız. Ben haklı çıkmak istemezdim. Burada bir iddiam falanda yoktu. Şu 4 ay evvel alına tedbirler 2 sene önce ben söylemeye başladığımda alınmaya başlansaydı gerek mevduatlarla ilgili gerek diğer uygulamalar belki birçok problemi daha önceden çözecektik. Ben döviz konusunda da ihracatla ilgilide hiçbir şey demedim çünkü ben ihracatla kur artışının birbiriyle ilişkisini tam yakalamış biri değilim.”

-SSK PRİM ÖDEMELERİ 3 AY SÜRE İLE VE FAİZSİZ OLARAK ÖTELENDİ-

Libya’daki gelişmelere değinen Çağlayan, yaptıkları girişimler sonucunda Maliye Bakanlığı’nın, Libya’daki olaylar nedeniyle zarara uğramış firmalara uygulanacak vergilendirmenin “mücbir sebep” kapsamına alınması ve mücbir sebep hali ortadan kalkıncaya kadar vergi yasaları açısından söz konusu firmalar için sürelerin durdurulmasının sağlandığını kaydetti. Çağlayan bu hükümlerden yararlandırılacak olan firmaların tüm çalışanlarının, 506 sayılı Kanun çerçevesinde, SSK Prim ödemelerinin 3 ay süre ile ve faizsiz olarak ötelendiğini belirtti.

Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerinin Belirlenmesi ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin süresinin uzatılması amacı ile BDDK’nın ivedilikle bir Kurul Kararı çıkarması hususunda çalışmaların devam ettiğini dile getiren Çağlayan şöyle devam etti:

“Eximbank tarafından uygulanan ‘Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetleri Köprü Kredi Programı’ndan yararlanan müteahhitlerimizin vade uzatım taleplerinin, ivedilikle değerlendirilmesi konusunda Eximbank ile temas halindeyiz; konuyu yakından takip ediyoruz. Bu vesileyle, firmalarımızı bu imkandan daha fazla yararlanmaya davet ediyorum. BBDK verilerine göre, Türk bankalarının Libya riski, 343 milyon TL nakdi ve 2 bin 97 milyon TL gayri nakdi olmak üzere 2 bin 440 milyon TL olarak hesaplanmaktadır. BDDK, firmalarımıza kullandırılan/verilen kredilere ilişkin anapara ve faiz ödemelerinin ertelenmesi, teminat mektuplarının sürelerinin uzatılması ve komisyon ödemelerinin dondurulması hususlarının, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve ilgili düzenlemeler dikkate alınarak değerlendirilmesi keyfiyetinin bankaların takdirinde bulunan bir husus olduğu bilgisini vermiştir. Bankalar Birliği de diğer taraftan bankacılık ve teminat mektupları ile ilgili konularda üyelerinin görüş ve önerilerini alabilmek için bir çalışma başlatmıştır.”

ANKA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.