Tahir Elçi ölümü herkesi yasa boğdu Tahir Elçi sözleri burada

Tahir Elçi'nin ölüm yıldönümü herkesi yasa boğdu. Tahir Elçi sözleri için sitemize göz atabilirsiniz. Herkes tarafından Tahir Elçi vurulma anı ve ölüm tarihi merak ediliyordu.

Tahir Elçi ölümü herkesi yasa boğdu Tahir Elçi sözleri burada

Tahir Elçi'nin ölüm yıldönümü herkesi yasa boğdu. Tahir Elçi sözleri için sitemize göz atabilirsiniz. Herkes tarafından Tahir Elçi vurulma anı ve ölüm tarihi merak ediliyordu.

28 Kasım 2016 Pazartesi 11:37
47 Okunma
Tahir Elçi ölümü herkesi yasa boğdu Tahir Elçi sözleri burada

Tahir Elçi'nin ölüm yıldönümü herkesi yasa boğdu.  Tahir Elçi sözleri için sitemize göz atabilirsiniz. Herkes tarafından Tahir Elçi vurulma anı ve ölüm tarihi merak ediliyordu. Peki Tahir Elçi kimdir?

Diyarbakır'ın sur ilçesi UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alıyor. 26 Kasım günü bir zamanlar dinler ve dillerin hoşgörü içinde bir arada yaşadığı 'Gavur Mahallesi' ismiyle bilinen Fatihpaşa Mahallesi'ndeki Dört Ayaklı Minare’nin ayaklarından vurulduğu haberini geldi. Güvenlik güçleri ile YDG-H'liler arasında yaşanan çatışmada minarenin üzerinde yükseldiği dört sütun kurşunla hedef olmuştu.
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde zaten 7 Haziran seçimli ardından başlayan çatışmalı dönemde insanlar kadar tarihi yapılar da zarar görüyordu. İlçede 6-7 Eylül, 13-14 Eylül ve 9 -13 Ekim tarihlerinde sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti.

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, yıllardır yapageldiği üzere barış ve sükûnet telkini için Dört Ayaklı Minare’de bir basın açıklaması yapacakları duyurusunu yaptı. Tarih 28 Kasım 2015 Cumartesi’ydi. Dört Ayaklı Minare’yi ve tarihimizi vurmayın “İnsanlığın bu ortak mekanında silah, çatışma, operasyon istemiyoruz” dediği yerde öldürüldü.



Oysa basın açıklamasında söyledikleri onu tanıyanların yakıştırdığı ismiyle müsemmaydı “barış Elçi’si”…
 
Şunları söylemişti “barış Elçi’si Tahir Elçi”:

“Yıllar önce Afganistan'da Taliban güçlerinin Buda Heykeli'ni bombalama görüntülerini hep birlikte dehşet içinde izlerdik. Yine son birkaç yıl içinde IŞİD denilen o barbar gruplarının, Palmira'da, Musul'da, Ezidi yurdu Şengal'de o insanların tarihi birikimlerine yönelik suikastlarını, bombalamalarını hep endişe ile kederle izlerdik. Ve Türkiye toplumu olarak hep şunu derdik: Aman bunlar bizden uzak olsun. 

"Ne yazık ki çok kısa bir süre içerisinde tarihi eserlerimize tarihi değerlerimize yönelik benzer girişimler söz konusu oldu. Şu anda içinde bulunduğumuz tarihi Sur içi bölgesi dokuz bin yıllık geçmişe sahip bu alan içerisinde surlar, kiliseler, camiiler ve daha başka tarihi yapılar bulunmaktadır. Diyarbakır deyince zihinlerimizde en çok canlanan dört ayaklı minareyi ne yazık ki iki gün önce ayağından vurdular. 

“Arkadaşlarımızın elindeki dövizlerden de anlaşılacağı gibi şunu diyoruz: Tarihi dört ayaklı minare insanlığa sesleniyor: ‘Beni ayağımdan vurdular. Ne savaşlar ne felaketler gördüm ama böyle ihanet görmedim diyor bize’, bu tarihi yapı Anadolu'da tek bir eserdir. Dünyada bunun bir örneği yoktur. Yazıtlara göre İslam’dan önce inşa edilmiş tahminen bir çan kulesi biçiminde tasarlanmış. Ancak İslamiyet’ten ve fetihten sonra Akkoyunlu hükümdarlığı döneminde Sultan Kasım tarafından Şeyh Mutahhar Camii inşa edilmiş ve bugüne kadar Diyarbakır'da yaşanan birçok felaketten sağ olarak kurtulmuştur. Biz Diyarbakır Barosu olarak tarihi değerlerimize tarihi eserlerimize insanlığın bin yıllık emeğine, birikimine bu kadim şehirde sahip çıkalım. 

“Buradan bir çağrı yapmak istiyoruz. Biz bu tarihi bölgede, birçok medeniyete beşiklik etmiş ev sahipliği yapmış bu kadim bölgede insanlığın bu ortak mekanında çatışma, operasyon istemiyoruz. Savaşlar çatışmalar silahlar operasyonlar bu alandan uzak olsun diyoruz. Bu amaçla bugün arkadaşlarımla Diyarbakır Barosu arkadaşlarla Diyarbakırlılarla birlikte buradayız. Bu davranışa tarihe yönelik şiddet eylemini, suikastı saygısızlığı kınıyoruz. Tarihsel mirasına sahip çıkmayanlar güvenli bir gelecek kuramazlar. Bu nedenle tarihimize değerlerimize tarihi ve kültürel mirasımıza sahip çıkalım diyoruz.”


TAHİR ELÇİ KİMDİR?


Diyarbakır Barosu Başkanı Elçi, Lice davası, Temizöz davası, Kuşkonar ve Koçağılı köylerinin bombalanması ve Roboski katliamı davalarının da aralarında olduğu pek çok davada hak savunuculuğu yaptı. 1966 yılında Şırnak’ın Cizre İlçesinde doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Cizre’de tamamladı. Elçi, 1991 yılında Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu.

1992 yılından itibaren Diyarbakır da serbest avukatlık yapan Elçi, daha sonraları ise 1998-2006 arası Diyarbakır Barosu’nda yönetici olarak görev yapmış ve Diyarbakır Barosu Başkanlığı yanı sıra Türkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Merkezi Bilim Danışma Kurulu üyesi olarak da görev yapıyordu.

Türkan Elçi ile evli olan ve iki çocuğu olan Tahir Elçi, Almanya’da bulunan Avrupa Hukuku Akademisinde (ERA) uluslararası ceza hukuku ve ceza yargılaması eğitimi görmüş, bir çok ulusal ve uluslararası toplantı ve konferansa konuşmacı olarak yer almış, tebliğ sunmuştur.

1998 yılından beri staj eğitimi ve meslek içi eğitimlerde ceza ve insan hakları hukuku alanında seminerler vermekteydi. 1998-2006 yılları arasında Diyarbakır Barosunda yöneticilik yapmıştır. Türkiye Barolar Birliği (TBB) İnsan Hakları Merkezi Bilim Danışma Kurulu üyesi de olan Elçi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Kurucular Kurulu üyesi ve bir çok sivil toplum örgütünün kuruluşu ve çalışmalarında yer almıştı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) üyesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) kurucularından Avukat Tahir Elçi, 90’lı yıllardaki yargısız infaz, faili meçhul cinayetler, köy yakma davalarında mağdur avukatlığı yaparken, Diyarbakır ve bölgedeki hak ihlalleriyle ilgili de çalışmalarını sürdürüyordu.

Elçi, Lice davası – Temizöz davası -  Kuşkonar ve Koçağılı köylerinin bombalanması ve Roboski katliamı  davalarının da aralarında olduğu pek çok davada hak savunuculuğu yaptı.
Diyarbakır Barosu 43. Olağan Genel Kurulunda, Baro Başkanı seçildiğinde bianet’e yaptığı açıklamada “kendisini onurlu ve zor bir görevin ve yoğun bir gündemin beklediğini” söylemişti.
Tahir Elçi, bianet’e verdiği son söyleşide İdil’de özel timin tekbir getirerek havaya ateş açması ve Silvan’da özel tim tarafından duvarlara yapılan yazılamaları değerlendirendirmiş ve ““Özel Timde Dini Radikalizm Milliyetçilikle Bütünleşiyor” demişti.

Tahir Elçi, 15 Ekim 2015 tarihinde CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın sunduğu “Tarafsız Bölge” programında “PKK terör örgütü değildir” demişti. Bunun üstüne kanala 700 bin lira para cezası kesilirken, Tahir Elçi 20 Kasım günü Diyarbakır’da gözaltına alınarak İstanbul’a getirilmişti. Elçi, savcılığın tutuklanması talebiyle mahkemeye sevk etmesine karşın Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Elçi hakkında, "terör örgütü propagandası" suçundan 7.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanmış, yurtdışına çıkış yasağı da konulmuştu.
Son Güncelleme: 28.11.2016 11:52
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.