"Sermaye Sıkıntısı Yaşıyoruz ! Sermayemiz Bitebilir!"

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın, bankalardaki sermaye stoklarının en fazla 1-2 sene daha dayanabileceğini, stokların tükendiğini açıkladı. Detaylar haberimizde.

"Sermaye Sıkıntısı Yaşıyoruz ! Sermayemiz Bitebilir!"

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın, bankalardaki sermaye stoklarının en fazla 1-2 sene daha dayanabileceğini, stokların tükendiğini açıkladı. Detaylar haberimizde.

29 Mart 2016 Salı 10:43
37 Okunma
"Sermaye Sıkıntısı Yaşıyoruz ! Sermayemiz Bitebilir!"
Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın, bankalardaki sermaye stoklarının en fazla 1-2 sene daha dayanabileceğini, stokların tükendiğini açıkladı. Detaylar haberimizde.

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın, bankaların sermaye maliyetinin özkaynak kârlılığının altında kaldığını belirterek, “Sermaye maliyeti yüzde 15, özkaynak getirisi yüzde 10. Bu böyle devam ederse kredi vermeyi 1-2 sene daha sürdürebiliriz ama stoklarımız tükeniyor. 2018’de sermaye yeterliliğinde sınıra geliyoruz” dedi. 

TÜRKİYE Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Hüseyin Aydın, bankaların sıkı regülasyonlar ve kâr baskısı nedeniyle özkaynak getirisinin düştüğüne dikkat çekerek, kredi verme konusunda stokların tükendiği uyarısında bulundu.

Hürriyet'ten Hülya Güler'in haberine göre, özkaynak kârlılığının sermaye maliyetinin altında kaldığını ve özkaynak büyümesini destekleyecek yeterlilikte artmadığını vurgulayan Aydın, “Mevcut durumda sermaye maliyeti yüzde 15, ortalama sermaye getirisi ise yüzde 10 düzeyinde. Özkaynaklar risk artışı kadar artmaz ise kredi büyümesi sürdürülemez. Basel’den gelen yükler de dikkate alınarak bir hesaplama yapıldığında, sektör olarak 2018 yılında sermaye yeterliliğinde sınıra geliyoruz. Bugün bu işi 1-2 sene daha götürebilecek bir noktadayız ama stoklar tükeniyor. O nedenle özkaynak getirisi yüzde 10 değil daha fazla olmalı” dedi. 


BANKALAR ARASI İŞBİRLİĞİ

Aydın, son günlerin sıcak tartışması iflas erteleme ve bankaların reel sektör ile ilişkisinden, ücret ve komisyon iadelerine, takibe düşen kredilerden, faiz oranlarına kadar bankacılık sektörünün öncelikli gündem konularına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Önümüzdeki dönemde faizlerde düşüş beklediklerini belirten Aydın, “Özkaynak karlılığımızın yüzde 10 oluşunun sebeplerinden biri bankalar olarak biziz. Ortak ATM kullanmıyoruz. Giderleri azaltabileceğimiz biri sürü şey varken yapmıyoruz. Almanya’da sermaye eksiği yok orada sıkı düzenlemeyi yapabilirsiniz. Bu regülasyon Almanya’da yüzde 10 getirirse iyidir. Ama bu regülasyon Türkiye’de yüzde 10 getiriyorsa iyi olmayabilir. Bu kuralları getirenler de diyor ki; ‘Bak ben de karşıda bir fırtına görüyorum. Fırtına daha fazla zarar verebilir. Ben de senin sağlıklı yaşamandan mesulüm’ diyor. Bu tartışmalar her yerde olabilir” diye konuştu. 

1.8 MİLYAR TL’Yİ İADE ETTİK 

Ücret ve komisyon iadelerinin de bankacılık sektörünün kârlarının düşmesinde etkili olduğunu kaydeden Aydın, “Sektör 2015 yılında 1.8 milyar TL ücret ve komisyon iadesi ödedi. Bu 20 milyar TL daha az kredi vermek demektir. 20 milyar TL daha az kredinin de kredi maliyetlerine yansıması söz konusu. Biz Ziraat Bankası olarak avukat masraflarını da ödememek için hakem heyetlerine gitmeden herkesin ücret ve komisyonlarını iade edeceğimizi söyledik. Sektdördeki diğer bankalar da şimdi bunuy yapıyor. Böylece daha az maliyetli oluştu” diye konuştu.  

SİSTEM BORÇLUYU DA ALACAKLIYI DA KORUSUN
SON 15-20 günde iflas erteleme taleplerinin önceki günlere göre biraz durulduğunu kaydeden Hüseyin Aydın sıcak tartışma konusu iflas erteleme konusunda şunları kaydetti: “İflas ertelemede borçlu kadar alacaklıyı da koruyan bir sisteme geçilmesi gerekiyor. İcra İflas Yasası’nda yakın zamanda bir değişiklik bekliyoruz.

Bankalar Birliği olarak piyasada yaşanan bu düğümü çözmek, suistimalleri önlemek için Adalet Bakanlığı dahil ilgili kurumlarla çeşitli görüşmeler yürüttük, önerilerde bulunduk. En temel maddeler, erteleme hakkının sadece geçici likidite problemi bulunan yaşayan borçlulara tanınması gerektiği, 5 yıllık sürenin 2 yıla indirilmesi, iflas erteleme isteyen şirketin mahkemeye bir kurtarma planı sunması, mahkemenin bu planı uygulanabilir bulması şeklinde sıralayabiliriz. Buradaki temel çıkış noktamız, biz iflas ertelemenin karşısında ya da yanında değiliz. Acaba banka mı süre vermemiş, yoksa alacaklısından mı kaçmış. Kabul edilebilir sınırları aşarsak uçlara gideriz. İstismar edilir. Bizim eksiğimiz varsa biz, reel sektörün eksiği varsa onlar borçlu olanın eksiği varsa o, hukuk sisteminde yapılacak bir şey varsa onlar tüm paydaşlarla oturmalı. Devlet bir yeni düzenleme yapılmasına sıcak bakıyor. Uzun olmayan bir sürede eksiklikleri ortadan kaldıran alacaklıyı ve borçluyu eşit halde yarıştıran bir sistemi kurgulamış olacağız.”


Bu ve bunun gibi en güncel ekonomi haberlerine sitemizden ulaşabilirsiniz.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.