Teknolojik Olarak Daha İleri Seviye Eğitime İhtiyacımız Var!

Türkiye teknoloji üretimi konusunda zayıf kalıyor. Yeni yetişe nesillerin daha çok teknolojik donanıma sahip olmaları gerekiyor. Bunun şu şartlarda olması çok zor. Bilindiği gibi gençlere teknolojiyi öğreten Bilişim Teknolojileri ve Yazılım dersleri Türkiye'de her kademede zorunlu değil. Bilişim dersi her kademede zorunlu hale getirilirse, Türkiye teknolojide çağ atlar...

Teknolojik Olarak Daha İleri Seviye Eğitime İhtiyacımız Var!

Türkiye teknoloji üretimi konusunda zayıf kalıyor. Yeni yetişe nesillerin daha çok teknolojik donanıma sahip olmaları gerekiyor. Bunun şu şartlarda olması çok zor. Bilindiği gibi gençlere teknolojiyi öğreten Bilişim Teknolojileri ve Yazılım dersleri Türkiye'de her kademede zorunlu değil. Bilişim dersi her kademede zorunlu hale getirilirse, Türkiye teknolojide çağ atlar...

20 Haziran 2015 Cumartesi 02:24
90 Okunma
Teknolojik Olarak Daha İleri Seviye Eğitime İhtiyacımız Var!

Türkiye teknoloji üretimi konusunda zayıf kalıyor. Yeni yetişe nesillerin daha çok teknolojik donanıma sahip olmaları gerekiyor. Bunun şu şartlarda olması çok zor. Bilindiği gibi gençlere teknolojiyi öğreten Bilişim Teknolojileri ve Yazılım dersleri Türkiye'de her kademede zorunlu değil. Bilişim dersi her kademede zorunlu hale getirilirse, Türkiye teknolojide çağ atlar...

 Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşabilmesi için özellikle üretim ve ihracat açısından yüksek teknoloji ürünlerindeki payını artırması gerekmektedir. Nitekim strateji belgelerinde değerlendirmelere ve hedeflere yer verilmektedir. 

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Bakanlığın internet sitesinde yayınlanan ‘Türkiye Sanayi Strateji Belgesi'nde de (2015-2018), düşük teknoloji grubuna giren malların toplam imalat sanayi üretimi içindeki payının 2003 yılında yüzde 47 iken, 2013 yılında yüzde 39 düzeyine gerilediği; diğer yandan aynı dönemde ortanın altı ve ortanın üstü teknoloji grubuna giren malların toplam imalat sanayi üretimi içindeki payı yüzde 47.4’ten yüzde 57.6 oranına yükseldiği; yüksek teknoloji grubuna giren malların toplam imalat sanayi üretimi içerisindeki payı yüzde 5.7’den yüzde 3.4’e gerilediği değerlendirmelerine yer verilmiştir. 

Tabloda yer aldığı üzere ileri teknoloji grubuna giren malların üretim ve ihracat içerisindeki paylarının 2014 itibariyle son 10 yılda düşüş içerisinde olması 2023 hedefleri açısından ümit kırıcı olabilir. Ancak politikalar oluşturulmuş ve strateji belgelerinin yazılmış olması diğer bir ifade ile fikri temelin hazır olması ümidimizi artıran önemli unsurlar arasındadır. 

Bununla birlikte özellikle yüksek teknolojili ürünlerin üretimi açısından Ar-Ge kültürü kapsamında son 10 yılda da ciddi seviyede ilerlemeler olmuştur. 2015 yılı itibariyle Ülkemizde kurulan Teknoloji Geliştirme Bölge sayısı 59’a ulaşmıştır. Bu husus da ümidimizi artırmaktadır. 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile teknoloji yoğun alanlarda yatırım olanakları oluşturmak, araştırmacı ve vasıflı kişilere iş imkânı oluşturmak, teknoloji transferine yardımcı olmak ve yüksek/ileri teknoloji sağlayacak yabancı sermayenin ülkeye girişini hızlandıracak teknolojik alt yapıyı sağlamak hedeflenmiş ve bu kapsamda Teknoloji Geliştirme Bölgeleri kurulmuştur.
Hedefler arasında yer alan ‘araştırmacı ve vasıflı kişilere iş imkânı oluşturma’ hedefinin gerçekleştirilmesinde eğitim ön plana çıkmakta, özellikle mesleki teknik eğitim konusu önem arz etmektedir. Bugün için özellikle düşük yoğunluklu üretim kapsamında dahi vasıflı personel bulunmasında zorunlar yaşanmaktadır. Dolayısıyla araştırmacı ve vasıflı kişilerin yetiştirilmesi 2023 hedefleri için olmazsa olmaz bir şarttır. Bu kapsamda Yüksek Planlama Kurulunun 06.05.2014 tarihli, 2014/5 sayılı Kararı ile kabul edilen, 08.06.2014 tarihli, 29024 sayılı Resmi Gazetede Türkiye Mesleki ve Teknik Eğitim Strateji Belgesi yayınlanmıştır.

Bu strateji belgesinde;

- ‘1.1.4 Mesleki teknik eğitim okul ve kurumlarının sektörle Ar-Ge faaliyetleri kapsamında işbirliği yapmalarının sağlanması’ hedef olarak konulmuştur.

Bu hedef kapsamında, Mesleki Teknik Eğitim okul ve kurumları ile KOBİ’ler ve büyük ölçekli firmaların iş birliğinin kapsamını genişletmek amacıyla gerek akademik gerekse endüstriyel Ar-Ge açısından Mesleki Teknik Eğitim okul ve kurumlarının/işletmelerin araştırma, laboratuvar ve üretim alt yapısının ilgili taraflarca etkin bir şekilde kullanılmasının sağlanması amaçlanmaktadır.

Yine bu hedef kapsamında Ar-Ge çalışmalarına yönelik protokol sayısı performans göstergesi olarak belirlenmiştir. 
- ‘3.1.3.Öğrencilerin, kursiyerlerin, mezunların, çalışanların ve öğretmenlerin yaratıcılık, yenilikçilik ve girişimcilik konularında desteklenmesi, beceri ve proje yarışmalarına katılımlarının teşvik edilmesi’ hedef olarak konulmuştur.
Bu hedef kapsamında, mesleki teknik eğitim öğrencilerine yaratıcılık, yenilikçilik, girişimcilik ve iş kurma süreçleri hakkında bilgilendirme eğitimleri verilecektir. Mesleki Teknik Eğitim mezunlarına iş yeri açma konusunda destek kredileri verilmesinin sağlanması; yeni bir malzeme, ürün, düzenek, uygulama geliştiren öğrenci, kursiyer, çalışan ve öğretmenlerin patent veya faydalı model başvurusu yapmalarının teşvik edilmesi ve desteklenmesi; ulusal ve uluslararası yarışmalara katılanların teşvik edilmesi, ödüllendirilmesi ve yarışma ürünlerinin patentlerinin alınması hususunda Mesleki Teknik Eğitim okul ve kurumlarının desteklenmesi, işletmelerle iş birliğinin geliştirilmesinin sağlanması; Mesleki Teknik Eğitim okul ve kurumlarında yaratıcılık, yenilikçilik ve girişimciliğin yaygınlaşması ve kültür olarak yerleşmesi amacıyla etkinlikler düzenlenmesi amaçlanmaktadır.

Yine bu hedef kapsamında girişimcilik eğitimine katılarak kendi işini kuran mezun sayısı (ortaöğretim, yükseköğretim ayrımında), Ulusal ve uluslararası beceri ve proje yarışmalarına katılan öğrenci ve kursiyer sayısı ve Mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarından yapılan patent veya faydalı model başvuru sayısı performans göstergesi olarak belirlenmiştir.

Türkiye Mesleki ve Teknik Eğitim Strateji Belgesi'nde yer alan bu hedeflerin yerine gelebilmesi ve dolayısıyla da üretim ve ihracat içerisindeki yüksek teknoloji ürünlerin payının artabilmesi için öncelikle 4691 Sayılı Kanun ile kurulan, Ar-Ge, Patent ve Faydalı Model (Fikri Sınai Mülkiyet) konularında çalışmalar yapan ve bu anlamda önemli bir tecrübelere sahip Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ile Mesleki ve Teknik Eğitim okul ve kurumlarının işbirliğinin artırılması ve bu kapsamda projeler geliştirilmesi faydalı olacaktır. Her bir Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nin, bulunduğu yerlerde en azından her yıl ödüllü proje yarışmalar başlatması şeklinde somut adımlar atılması önemli kazanımlar için başlangıç olacaktır.

Son Güncelleme: 20.06.2015 02:27
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.