Mezuniyet Sendromuna Dikkat Edin

Gençler üniversiteden mezun olmasının ardından herşeyin bittiğini düşünürken kendilerini herşeyin yeni başladığı bir kaosun içerisinde bulunca bunalıma giriyor.

Mezuniyet Sendromuna Dikkat Edin

Gençler üniversiteden mezun olmasının ardından herşeyin bittiğini düşünürken kendilerini herşeyin yeni başladığı bir kaosun içerisinde bulunca bunalıma giriyor.

13 Temmuz 2015 Pazartesi 11:12
161 Okunma
Mezuniyet Sendromuna Dikkat Edin

Üniversite diplomasını alıp, hayata doğru ilk adımı atan gençler, bazen belirsizlik, ne yapacağını bilememe kaygısı yaşıyor. Uzmanların ‘mezuniyet sonrası sendrom’ dediği bu duygu hali gençlerde kaygı ve strese neden oluyor.

Şu sıralar kepler havada, diplomalar elde birçok genç, ‘öğrenci’ sıfatını bir kenara bırakıp ‘yeni mezun’ tanımlamasını alıyor. Üniversiteden mezun olan gençler için rutin bir alışkanlık bitti, 16-17 yıllık eğitim öğretim hayatı sonlandı. Sonrasında ne yapacağına karar veremeyen gençlerde ise bir sendrom görülebiliyor. Uzman Psikolog Özge Altan Aytun’a göre, mezuniyet sonrası, öncesindeki yaşamdan oldukça farklı ve belirsizlikler olduğu için kaygılı ve stresli olmak son derece normal. Bu stresin etkilerini ise şöyle anlatıyor: “Mezuniyet sonrası yaşanan stres nedeniyle genellikle yorgun ve boşluğa düşmüş hissetme, başaramama korkusu, zevk aldığı aktivitelerden artık keyif alamama, bazı duygularını küçümseme ve yetişkin gibi davranamadığı için kendini suçlama, yetersiz hissetme gibi duygularla karşılaşıyoruz. Araştırmalar mezuniyetten kısa süre sonra başlayan bu belirtilerin ilk 1-2 ay içinde (özellikle tatil dönüşü) son derece arttığını, 6 ay içinde azalarak bittiğini gösteriyor. Eğer bu belirtilerin şiddetlendiğini ve uzadığını fark ediyorsanız, rofesyonel destek almak iyi olacak.”

Aytun, gençlere şu önerilerde bulunuyor:

MEZUN OLMADAN PLANLARINIZI YAPIN


Bu süreçte genellikle, “Önce bir mezun olayım da sonrasına bakarım” yaklaşımı geçerli. Güzel bir yaklaşım olmakla birlikte belirsizlik ve bilinmezlik başladığı anda baş etmek güçleşiyor. Mezuniyet öncesinde yoğun bir kaygı duymadan kendinize sorun: Ben ne istiyorum? Hayatımda neler olmasını umuyorum? Bunlara ulaşmak için atmam gereken ilk ve küçük adımlar neler? Hayatımda vazgeçemediğim ve bırakmak istemediğim neler var? İlk etapta nasıl bir maddi desteğe ihtiyaç duyarım? Bunları kendinize mezuniyetten biraz öncesinde sormaya başlamak daha rahatlatıcı olabilir.

BU DÖNEMDEN DE KEYİF ALIN


Diploma bir dönemin kapanışı gibi görülebilir ama bir açıdan da yeni bir başlangıçtır. Ve bu yeni dönem de eğlenceli olabilir. Bu süreçte ilgi alanlarınızı kısıtlamayın. Kitap okumayı, hobilerinizi, yeni şeyler araştırmayı, ihtiyaçlarınızı dile getirmeyi ve yapmayı unutmayın. Bunlar daha iyi hissetmenizi sağlayacak. Rahatlayın, ömrünüzün büyük kısmı finaller, ödevler ve projelerle geçti. Çok da keyifli değildi ve artık bitti. Seyahat edin ve arkadaşlarınızla vakit geçirin. Hayatınızın bu yeni döneminde iş bulduğunuzda bir anda dünya değişmeyecek, hep kendiniz için bir şeyler yapmaya ve keyif almaya ihtiyaç duyacaksınız.

Üniversite diplomasını alıp, hayata doğru ilk adımı atan gençler, bazen belirsizlik, ne yapacağını bilememe kaygısı yaşıyor. Uzmanların ‘mezuniyet sonrası sendrom’ dediği bu duygu hali gençlerde kaygı ve strese neden oluyor.

Şu sıralar kepler havada, diplomalar elde birçok genç, ‘öğrenci’ sıfatını bir kenara bırakıp ‘yeni mezun’ tanımlamasını alıyor. Üniversiteden mezun olan gençler için rutin bir alışkanlık bitti, 16-17 yıllık eğitim öğretim hayatı sonlandı. Sonrasında ne yapacağına karar veremeyen gençlerde ise bir sendrom görülebiliyor. Uzman Psikolog Özge Altan Aytun’a göre, mezuniyet sonrası, öncesindeki yaşamdan oldukça farklı ve belirsizlikler olduğu için kaygılı ve stresli olmak son derece normal. Bu stresin etkilerini ise şöyle anlatıyor: “Mezuniyet sonrası yaşanan stres nedeniyle genellikle yorgun ve boşluğa düşmüş hissetme, başaramama korkusu, zevk aldığı aktivitelerden artık keyif alamama, bazı duygularını küçümseme ve yetişkin gibi davranamadığı için kendini suçlama, yetersiz hissetme gibi duygularla karşılaşıyoruz. Araştırmalar mezuniyetten kısa süre sonra başlayan bu belirtilerin ilk 1-2 ay içinde (özellikle tatil dönüşü) son derece arttığını, 6 ay içinde azalarak bittiğini gösteriyor. Eğer bu belirtilerin şiddetlendiğini ve uzadığını fark ediyorsanız, rofesyonel destek almak iyi olacak.”

Aytun, gençlere şu önerilerde bulunuyor:

MEZUN OLMADAN PLANLARINIZI YAPIN


Bu süreçte genellikle, “Önce bir mezun olayım da sonrasına bakarım” yaklaşımı geçerli. Güzel bir yaklaşım olmakla birlikte belirsizlik ve bilinmezlik başladığı anda baş etmek güçleşiyor. Mezuniyet öncesinde yoğun bir kaygı duymadan kendinize sorun: Ben ne istiyorum? Hayatımda neler olmasını umuyorum? Bunlara ulaşmak için atmam gereken ilk ve küçük adımlar neler? Hayatımda vazgeçemediğim ve bırakmak istemediğim neler var? İlk etapta nasıl bir maddi desteğe ihtiyaç duyarım? Bunları kendinize mezuniyetten biraz öncesinde sormaya başlamak daha rahatlatıcı olabilir.

BU DÖNEMDEN DE KEYİF ALIN


Diploma bir dönemin kapanışı gibi görülebilir ama bir açıdan da yeni bir başlangıçtır. Ve bu yeni dönem de eğlenceli olabilir. Bu süreçte ilgi alanlarınızı kısıtlamayın. Kitap okumayı, hobilerinizi, yeni şeyler araştırmayı, ihtiyaçlarınızı dile getirmeyi ve yapmayı unutmayın. Bunlar daha iyi hissetmenizi sağlayacak. Rahatlayın, ömrünüzün büyük kısmı finaller, ödevler ve projelerle geçti. Çok da keyifli değildi ve artık bitti. Seyahat edin ve arkadaşlarınızla vakit geçirin. Hayatınızın bu yeni döneminde iş bulduğunuzda bir anda dünya değişmeyecek, hep kendiniz için bir şeyler yapmaya ve keyif almaya ihtiyaç duyacaksınız.

AİLENİZDEN DESTEK ALIN


Mezun olur olmaz ailenizden destek almayı kesmeniz gerekmiyor. Onlar dün olduğu gibi bugün de yanınızda olacak. Belki bu güne kadar başarı belgeleriyle onları çok mutlu ettiniz ve şimdi bunu sürdürmenin yolunu arıyorsunuz. Unutmayın! Ailenizin yapması gereken zor zamanlarınızda da yanınızda olmak, tercihlerinizde ve yaşamınızı kurarken size destek vermektir.

RUTİNİ HAYATINIZDAN EKSİK ETMEYİN


Okul yaşamı insana hayatını sürdürürken birçok alanda yaşamı düzene koyacak pek çok rutin ekler ve beceriler öğretir. Erken kalkmak, düzenli bir yere gidip gelmek, özellikle sınavlardan sonra çeşitli kutlamalar yapmak, kısa sürede çok iş yapmak gibi. Okulun bitmesi ve herkesin bir yere dağılmasıyla bunlar bir anda eksilir. Oysa, rutinler hayatımızı anlamlı kılar, kişilerle ve etrafımızla güçlü bağ kurmamızı sağlar. Rutinler değişebilir ancak hayatınıza yenilerini eklemeyi ihmal etmeyin. Yeni bir ilgi alanı bulmak, yeni şeyler öğrenmek, spor yapmak gibi aktiviteleri hayatınıza katabilirsiniz.

BAŞARINIZI KÜÇÜMSEMEYİN


Mezuniyete kadar çok önemli başarılar elde ettiniz. Bunlar artık geçersiz ve değersiz diye düşünmeyin. Evet, iş dünyasında akademik başarı bir dereceye kadar önemli. Ancak onları elde etmek için kullandığınız beceriler hâlâ sizde bulunuyor. Onları sonra da kullanacaksınız.

SOSYAL BECERİLERİNİZİ GELİŞTİRİN


Bugün teknik bilgi ile ilerleyen iş sektörlerinde bile artık sosyal ve duygusal zekâ becerilerinin daha fazla mutluluk ve başarı getirdiği bilimsel bir gerçek. Mülakatlarda, iş ararken veya çalışırken daha iyi hissetmek istiyorsanız, bu becerileri geliştirmeye ağırlık verebilirsiniz.

Ona yalnızlık hissettirmeyin
Aytun’un ailelere önerileri ise şöyle:

- Birçok ailenin çocukları için yüksek hedefler koyduğunu iyi biliyoruz. Çocuğunun en iyisi olması şüphesiz aileler için çok tatmin edici bir durum. Ancak mezuniyet sonrasında bazı eğitim kriterlerine göre gösterdiği başarıyı bir tarafa bırakmalısınız.

- Çocuğunuz için bazı hazırlıklara mezuniyet öncesinde başlayın. Mezuniyet sonrası çocuğunuzun yapmak istedikleri, kendisini nerede görmek istediği, beraberce nasıl yollar izleyeceğiniz ve atılacak küçük adımlar, öğrenciyken aile içinde konuşulup, bu konu bir belirsizlikten çok, denenecek ve atılacak adımlar ve seçeneklere dönüştürülebilir.

- Çocuğunuz kaygı duyarken bunu arttıracak kıyaslamalarda, kendini yalnız hissettirecek davranışlarda bulunmayın. Duygusunu yok sayan, aşırı koruyucu ve yönlendirici yaklaşımlar da uygun olmaz. Bunun yerine onu anlamaya çalışın, istediği desteği ona sorun ve onun temposuyla hareket edin.

- Siz de kaygılanabilir ve ondan hızlı adımlar atmak isteyebilirsiniz. Örneğin, bazı ebeveynler çocukları için iş arıyor. Bu, onun daha fazla yetersiz hissetmesine, ona güvenmediğinizi düşünmesine neden olur.Mezun olur olmaz ailenizden destek almayı kesmeniz gerekmiyor. Onlar dün olduğu gibi bugün de yanınızda olacak. Belki bu güne kadar başarı belgeleriyle onları çok mutlu ettiniz ve şimdi bunu sürdürmenin yolunu arıyorsunuz. Unutmayın! Ailenizin yapması gereken zor zamanlarınızda da yanınızda olmak, tercihlerinizde ve yaşamınızı kurarken size destek vermektir.

RUTİNİ HAYATINIZDAN EKSİK ETMEYİN


Okul yaşamı insana hayatını sürdürürken birçok alanda yaşamı düzene koyacak pek çok rutin ekler ve beceriler öğretir. Erken kalkmak, düzenli bir yere gidip gelmek, özellikle sınavlardan sonra çeşitli kutlamalar yapmak, kısa sürede çok iş yapmak gibi. Okulun bitmesi ve herkesin bir yere dağılmasıyla bunlar bir anda eksilir. Oysa, rutinler hayatımızı anlamlı kılar, kişilerle ve etrafımızla güçlü bağ kurmamızı sağlar. Rutinler değişebilir ancak hayatınıza yenilerini eklemeyi ihmal etmeyin. Yeni bir ilgi alanı bulmak, yeni şeyler öğrenmek, spor yapmak gibi aktiviteleri hayatınıza katabilirsiniz.

BAŞARINIZI KÜÇÜMSEMEYİN


Mezuniyete kadar çok önemli başarılar elde ettiniz. Bunlar artık geçersiz ve değersiz diye düşünmeyin. Evet, iş dünyasında akademik başarı bir dereceye kadar önemli. Ancak onları elde etmek için kullandığınız beceriler hâlâ sizde bulunuyor. Onları sonra da kullanacaksınız.

SOSYAL BECERİLERİNİZİ GELİŞTİRİN


Bugün teknik bilgi ile ilerleyen iş sektörlerinde bile artık sosyal ve duygusal zekâ becerilerinin daha fazla mutluluk ve başarı getirdiği bilimsel bir gerçek. Mülakatlarda, iş ararken veya çalışırken daha iyi hissetmek istiyorsanız, bu becerileri geliştirmeye ağırlık verebilirsiniz.

Ona yalnızlık hissettirmeyin
Aytun’un ailelere önerileri ise şöyle:

- Birçok ailenin çocukları için yüksek hedefler koyduğunu iyi biliyoruz. Çocuğunun en iyisi olması şüphesiz aileler için çok tatmin edici bir durum. Ancak mezuniyet sonrasında bazı eğitim kriterlerine göre gösterdiği başarıyı bir tarafa bırakmalısınız.

- Çocuğunuz için bazı hazırlıklara mezuniyet öncesinde başlayın. Mezuniyet sonrası çocuğunuzun yapmak istedikleri, kendisini nerede görmek istediği, beraberce nasıl yollar izleyeceğiniz ve atılacak küçük adımlar, öğrenciyken aile içinde konuşulup, bu konu bir belirsizlikten çok, denenecek ve atılacak adımlar ve seçeneklere dönüştürülebilir.

- Çocuğunuz kaygı duyarken bunu arttıracak kıyaslamalarda, kendini yalnız hissettirecek davranışlarda bulunmayın. Duygusunu yok sayan, aşırı koruyucu ve yönlendirici yaklaşımlar da uygun olmaz. Bunun yerine onu anlamaya çalışın, istediği desteği ona sorun ve onun temposuyla hareket edin.

- Siz de kaygılanabilir ve ondan hızlı adımlar atmak isteyebilirsiniz. Örneğin, bazı ebeveynler çocukları için iş arıyor. Bu, onun daha fazla yetersiz hissetmesine, ona güvenmediğinizi düşünmesine neden olur.

Son Güncelleme: 13.07.2015 11:17
Anahtar Kelimeler:
Mezuniyet Sendromu
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.